Bu Kategoridesiniz : 21 Aralık 2016 Çarşamba 23:58

Dolgular yüzde gençleşme sağlıyor!

yuz-genclesme

Günümüzde yeni nesil maddelerle uygulanan yüz dolgusuyla zamanın yüzdeki olumsuz etkileri daha kolay giderilebiliyor. Son günlerde tercih edilen yeni nesil dolgu maddelerine ‘hyalüronikasit’i örnek veren Acıbadem Bursa Üniversitesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Dr. Mahmut Özyılmaz,bu maddenin vücudumuzda da bulunduğunu ve bu yüzden işlem sonrası alerji ve komplikasyonların en aza indirgendiğini söylüyor.

Zamanın olumsuz etkileri en çok yüzümüze yansıyor. Yetersiz cilt bakımı, aşırı mimikler gibi bazı faktörler ciltte kırışıklıklar ve sarkmalarayol açabiliyor. Günümüzde cerrahi yöntemlerin yanı sıra yeni nesil dolgu maddeleriyle ameliyat gerektirmeyen, alerjisiz, komplikasyonsuz yüz estetiği yapılabildiğini söyleyen Acıbadem Bursa Üniversitesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Dr. Mahmut Özyılmaz,silikon ve kolajen dolguların yerini artık ‘hyalüronik asit’ dolgularının aldığını belirtiyor.Dr. Mahmut Özyılmaz,“Silikon dolgular vücut tarafından yok edilemediği için uzun vadede kist oluşumuna ve  enfeksiyonlara yol açtığı için kullanımı azalıyor. Bunun yerini alan kolajen dolgular ise hayvansal kaynaklı olduğu için alerjilere neden olması nedeniyle daha az kullanılıyor” diyor.

İNSAN VÜCUDUNDA DA BULUNUYOR

Günümüzden çok tercih edilen ve kullanılan dolguların hyalüronik asit türevi dolgular olduğunu söyleyen Dr. Mahmut Özyılmaz, yöntemin özelliklerini ise şöyle anlatıyor: “Hyalüronik asit insan vücudunda olan bir madde olduğu için alerji yapmaz ve olası komplikasyonlar diğer dolgulara oranla daha az görülür. Bu dolgular, çökmüş alanların veya derin çizgilerin giderilmesinde en pratik yol. Ayrıca bu dolgular etraf dokudaki suyu tuttuğu için kolajen sentezini artırıyor ve bu sayede yüzde gençleşmeye ve ciltte yenilenmeye sebep oluyor.”

HAZIR DOLGULAR AMELİYAT GEREKTİRMİYOR

Hyalüronik asit ve kalsiyum hidroksiapatit gibi dolgular, özellikle dudak dolgunlaştırma, burun kenarı ve diğer derin kırışıklıklar gibi yüzde küçük alanların doldurulmasında daha sık tercih ediliyor. Hyalüronik asit dolgularının kalıcılığı 6-12 ay sürüyor. Etkinliği 3-4 yıl sürebilen kalsiyum hidroksiapatit dolguları ise, daha derin enjekte edilmesi gerektiği için elmacık kemiği ve burun kenarı gibi alanlarda tercih ediliyor. Yalnız göz çevresi gibi ince kırışıklıklarda kullanımı daha az.Bu tür dolguların poliklinik şartlarında uygulandığı gibi yatış ve anestezi gerektirmediğini dile getiren Dr. Mahmut Özyılmaz, en büyük avantajlarını;kişinin aynı gün işine gidebilmesi ve şişlik ve morluk yaşanmaması olarak sıralıyor.

YAĞ DOLGUSU FARKLI

Yağ dolgusu ise genellikle elmacık kemikleri, kalça ve meme, vücudun diğer bölgelerindeki şekil bozuklukları gibidaha fazla volüm gerektiren alanların doldurulmasında kullanılıyor. Dr. Mahmut Özyılmaz,kişinin kendi vücudundan alınan yağların özel hazırlık aşamalarından geçirilerek, gerek görülen alanların doldurulmasında kullanıldığını anlatıyor. Ameliyathane şartlarında yapılan yağ dolgusundaiyileşme süreci, geçici dolguların aksine daha uzun olmakla birlikte, yapılan bölgede yaklaşık 1 hafta süren şişlik ve morluklar oluşabiliyor.

KİMLERE DOLGU UYGULANMAMALI?

  • Kanser tedavisi görenler,
  • İmmunsupresif tedavideki kişiler,
  • Hamileler,
  • Dolgu yapılacak alanda herpessimpleks ve akne gibi aktif enfeksiyonu olanlar.

 

 

 

 

 benzer haberler

Adet dönemi uzun ve sancılı geçiyorsa dikkat  

Adet dönemi uzun ve sancılı geçiyorsa dikkat

Dr. Bilgen Taneli’den yaşlanmayı geciktiren ipuçları  

Dr. Bilgen Taneli’den yaşlanmayı geciktiren ipuçları

Kanser tedavisinde başarı yüzdesi artıyor  

Kanser tedavisinde başarı yüzdesi artıyor