Bu Kategoridesiniz : / 31 Temmuz 2016 Pazar 13:11

Güneşten korunun

Güneş ışınlarının ekosistem içinenerji kaynağı olma, D vitamini sentezi ve fototerapötik etkinlik gibi birçok faydalı etkisi bulunuyor. Bunun yanı sıra kanser oluşumu, alerjik reaksiyonlar ve fotoyaşlanma gibi zararlı etkileri de biliniyor. Güneş yanıkları, alerjik reaksiyonlar güneş ışınlarının başlıca akutetkileri iken; deride lekelenme, çillenme, kalınlaşma, esneklik kaybı, telanjiektazi, ince ve derin kırışıklılar gibi bulgularla kendini gösteren fotoyaşlanma ve deri kanserlerinin oluşumu, güneşin deri üzerindeki kronik zararlı etkileri arasında yer alıyor.Deri üzerindeki olumsuz etkilerin önlenebilmesi için, etkili koruma önlemleri ve güneş koruyucular konusunda toplumun bilinçlendirilmesi büyük önem taşıyor.

selcuk bey (1)Güneşin zararları hakkında önemli bilgiler veren Acıbadem Bursa Hastanesi Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Selçuk Özdoğan,olumsuz etkilerden kaçınmak için önerilerde bulundu.

Tüm zararlardan UV ışınları sorumlu

Güneş ışınlarının yeryüzüne ulaşanlarından yarısı kızılötesi iken; geri kalanının büyük bölümü görünür ışık, yaklaşık yüzde 5’i ise UV ışınlarından oluşuyor. İstenmeyen etkilerin kaynağı olan UV ışınlarından alınan zarar; maruz kalınma süresi ve sıklığı, ışınların yeryüzüne gelme açısı ve genetik olarak belirlenen deri fototipine bağlı olarak değişiyor.Dr. Özdoğan UV ışınları hakkında şu bilgileri aktarıyor:

“Yeryüzüne ulaşan UV ışınlarıyüzde 5-10’u UVB;yüzde 90-95’i ise UVA olarak ikiye ayrılıyor.Güneş yanığından sorumlu olan UVB ışınlarının,fotoyaşlanma ile deri kanserlerinin gelişimi üzerine etkinliği de biliniyor.UVB VE UBV ışınlarına beraber maruz kalmak kanser riskini daha çok artırıyor.Fototoksik ve fotoalerjik reaksiyonlardan ise genellikle UVA sorumlu oluyor. UVC ışınlarının ise ozon tabakasında filtre edilmesiyle yeryüzüne ulaşmadığı kabul ediliyor.

Olumsuz etkiler engellenebilir

Çocukluk çağından itibaren alınan yoğun UV ışınlarının, melanom başta olmak üzere deri kanserlerinin gelişiminde kanıtlanmış etkileri bulunuyor. Bu sebeple güneşten korunmanın yaşamsal bir alışkanlık olması gerekiyor. Dr. Selçuk Özdoğan, güneşten korunmak için alınması gereken tedbirlerişöyle sıralıyor:

  • Güneşli havalarda özellikle gölge alanlarda bulunmak gerekiyor.
  • Güneşten öncelikle açık renkli ve sık dokunmuş giysilerve geniş kenarlı şapka ile korunmak gerekiyor. Bunun yanı sıra güneş şemsiyesi gibi gölgeliklerin altında da kum ve denizden yansıyan ultraviyole ışınlarının önemli miktarda zarar verdiğinin unutulmaması gerekiyor.
  • Katarakt başta olmak üzere gözde hasara neden olan zararlı ışınlara karşı büyük ölçüde koruma sağlayan UV koruyuculu güneş gözlükleri tercih edilmesi gerekiyor.
  • Güneş banyosundan uzak durulması, güneş ışınlarının yoğun olduğu saatlerde mümkünse dışarı çıkılmaması, açık hava aktivitelerinin güneş ışınlarının daha az yoğun olduğu 11.00–16.00 saatlerinin dışında gerçekleştirilmesi öneriliyor.
  • Tüm bu önlemlere ek olarak, açıkta kalan deri bölgelerini korumak için güneş koruyucu kremlerin kullanılması önem teşkil ediyor.

Güneş koruyucuları ile cildinizi koruyun

guneslenen-kadinlar-daha-uzun-yasiyor-650x330Deriye ulaşan UV ışınlarının absorbe edilmesi, yansıması veya saçılmasına yol açarak, penetrasyonunu engelleyen krem, losyon, jel veya sprey formundaki güneş koruyucular, cildi kanserler ve zararlı ışınlardan koruyor. Güneş koruyucularıetki mekanizmaları açısından fiziksel etkililer ve kimyasal etkililer olmak üzere ikiye ayrılıyor. Dr. Özdoğan, bu iki çeşidi şöyle anlatıyor:

“Fiziksel etkili koruyucular derinin üzerinde bir tabakaoluşturarak ışığı yansıtıyor ve saçıyor. Hassas deri yapısı olanlarda, çocuklarda ve çok yoğun güneş altında çalışanlarda kullanımları uygun görülüyor.Ancak elbiseleri boyaması, komedojenik etki göstermesi ve opak görünümleri dezavantajları arasında yer alıyor.UV ışınlarını absorbeeden kimyasal koruyucular ise ışığın enerjisini emerek bu enerjiyi ortama zararsız bir ısı veya ışık olarak geri veriyor. Sistemik emilimi son derece az olarak bilinen kimyasal koruyucuların bazıları az da olsa dolaşıma geçebildiğinden iki yaşın altındaki bebeklereönerilmiyor. Kimyasal koruyucuların alerjik, irritan ya da fotoalerjik yan etkileri olabiliyor. Çocuklara ve alerjik yapıya sahip olan kişilerin fiziksel bariyerli güneş koruyucu, kozmetik kaygıları daha çok olan kişilerin ise kimyasal koruyucu kullanması öneriliyor.”

 benzer haberler

Sıla “ON’dan kalan” konserlerinin üçüncüsüyle yine büyüledi  

Sıla “ON’dan kalan” konserlerinin üçüncüsüyle yine büyüledi

Edebali’ye tam destek  

Edebali’ye tam destek

Kırsal kalkınmaya tam not  

Kırsal kalkınmaya tam not