Bu Kategoridesiniz : 26 Şubat 2017 Pazar 19:59

Her an ‘kar’ yağabilir!

Sakın erken gelme, geç kal. O bildiğimiz dize, hepimizin çok sevdiği bir şarkıda geçer. Sakın geç kalma erken gel… Bu dizeyi, sevdiğini bekleyen bir insanın hasretle dillendirmesi hiç garip gelmez dinleyenlere. Ama bizim konumuz farklı. Biz bu dizeyi söylerken, mesajı yolladığımız sevdiğimiz kişi değil, ‘sevmediğimiz’ depremlerdir. O nedenle erken gelmesin de geç kalsın dedik. Keşke mümkün olsa da hiç gelmese

Daha fazla uzatmadan, konuya açık kalan pencereden girelim. Konumuz deprem…Hani 17 Ağustos 1999 tarihinde, akrebin 03’ü yelkovanın 02’yi gösterdiği saatte, 30 bine yakın insanı toprağın altına saklayan, bundan çok fazlasının da yaralanmasına yol açan afet. Unutmadık, unutturmayacağız. Unutmadık, çünkü deprem İstanbul’u da vurmuştu. İstanbul depremden zarar görmüşse, orada durup düşünmek gerek.

Çünkü, İstanbul’a kar yağmadan Türkiye’ye kış gelmez. Bunun anlamı şu: İstanbul’da deprem olmadan Türkiye’de deprem olmaz.

Neden mi?

Bizim mesleğin duayenlerinden Namık Koçak, Instagramda bir fotoğraf paylaştı. Dize kadar çamur olmuş köy meydanına yataklar, örtüler serilmiş, üzerine cesetler sıralanmış, anneler feryat figan çocuklarını arıyor. Namık Koçak, fotoğrafı 1983 yılında meydana gelen Erzurum depreminde çektiğini yazmış. Yer, Erzurum’un Narman ilçesinin Koyunören köyü. Acıların yaşandığı köy. Sonrasında başka depremler de oldu. 17 Ağustos depremine yakın tarihte olan depremlerden biri de Adana- Ceyhan depremidir örneğin. Ama bu depremlerin hiçbirinin ardından bu felaketler ve bu felaketlerde yaşamını yitirenler için ‘Unutmadık unutturmayacağız’ demedik. Çünkü o zaman İstanbul’a kar yağmamıştı, yani o depremler İstanbul’a zarar vermemişti.

17 Ağustos Marmara depremi, İstanbul’u da vurdu. İstanbul’a kar yağdı, bu büyük afetin ardından ‘Unutmadık, unutturmayacağız’ deyip, depreme karşı önlemler alınması için fikirler üretmeye başladık. Deprem sırasında masanın altına saklanın gibisinden öneriler geldi, öyle ki öğrencilerin katıldığı toplantılarda öğrenciler sırayla masanın altına gizlenip, depremden nasıl korunacaklarını gösterdiler. Belediyeler şehir planları üzerinde büyük çalışmalar yaptılar, yeni mezarlık yerleri belirlediler. Ayrıca, depremden sonra sağ kalanların toplanacakları yerleri şehir planında belirleyip, millet de öğrensin diye o toplanma alanlarına işaret levhaları bile diktiler. Kurdukları merkezlere bol bol ceset torbası stokladılar, yardım kuruluşları yeni ve sağlam çadırları depolarına doldurdular. Ancak, bir süre önce Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde meydana gelen depremden sonra depremzedelere dağıtılan çadırların yağmur geçirmesi bir türlü izah edilemedi. Demek ki çadır konusunda bile bütünlemeye kaldık.

Ayvacık depremi deyince, Uludağ’da düzenlenen Marmara Belediyeler Birliği toplantısında, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Birlik Başkanı Recep Altepe’nin afetlere karşı yapılacak çalışmalar için yol haritasını belirleyecek bir birim kurduklarını anlatması aklıma geldi. Acaba ne gibi çalışmalar yapılacak? Ne gibi önlemler alınacak? İnsan hayret ediyor, hala daha ‘cekli caklı’ sözleri duyunca. 17 Ağustos depremi 1999 yılında meydana geldi ve 2017 yılındayız. Kaç yıl geçmiş aradan, bunu hesaplayacak kadar çıkarma işlemine çalışmıyor mu bazı kafalar? Depremin olduğu yıl doğanlar, önümüzdeki referandumda oy kullanacak yaşa geldi. Hala depreme karşı alınması gereken önlemler konuşuluyor. Depremin yaratacağı fotoğrafın ‘acı yüklü’ olmaması için, alınacak önlem belli. Çürük bina yıkılır ve öldürür, onun için insanların sağlam binalarda yaşamasını sağlayacaksınız. Depreme karşı alınması gereken önlem tek cümle halinde bu işte. Binalar sağlamsa, kim korkar depremden.

Deprem ülkesinde yaşıyoruz. Depreme karşı dayanıklı binalarda yaşamaktan başka çaremiz yok. O nedenle ‘Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir’ dercesine, depremden sonra toplanma alanında buluşmak için randevu vermenin anlamı çok derindir.

Unutmayın, unutturmayın; bulutlar tepemizde dolaşıyor, her an ‘kar’ yağabilir…

 

 

 

 

 

 

 benzer haberler

Genç müzisyenlere Bursa’da yoğun ilgi  

Genç müzisyenlere Bursa’da yoğun ilgi

Bozbey sünnet çocuklarının heyecanına ortak oldu  

Bozbey sünnet çocuklarının heyecanına ortak oldu

Bozbey’den Badırga çağrısı  

Bozbey’den Badırga çağrısı