Bu Kategoridesiniz : 20 Mart 2017 Pazartesi 19:39

‘Kafam iyi olsun’ diyen uyuşturucuya sarılıyor

Bursa Kent Konseyi Sağlık Uyum Komisyonu tarafından düzenlenen ‘Alkol ve Madde Bağımlılığı Panelinde, uzmanlar madde ve alkol kullananların yüzde 75’inin 20 yaşına kadar bu maddelerle tanıştığını belirterek, koruma ve önleme faaliyetlerinin 20 yaşından öncesinde yapılması gerektiğini söyledi.

 

Bursa Kent Konseyi Sağlık Uyum Komisyonu’nun organize ettiği ‘Alkol ve Madde Bağımlılığı Paneli’, Atatürk Kongre Kültür Merkezi (Merinos AKKM) Uludağ Salonu’nda yapıldı. Panele, Bursa Kent Konseyi Başkanı Hasan Çepni, Yerel Gündem Şube Müdürü Mahmut Turunç, Bursa Kent Konseyi Genel Sekreteri Murat Başlar, Sağlık Uyum Komisyonu Temsilcisi Cengiz Dönmez, yürütme kurulu üyeleri, gönüllü katılımcılar ile dünya çapında bir kardeşlik kuruluşu olan ve bağımlılıkla mücadele eden Adsız Alkoliklerin üyeleri katıldı.

 

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda konuşan Bursa Kent Konseyi Başkanı Hasan Çepni, Çanakkale Zaferi’nin 102. yıldönümü idrak ettiklerini hatırlatarak vatan uğruna canını veren tüm şehitlere Allah’tan rahmet diledi. Yaşamını vatan için feda etmenin tarifsiz bir fedakarlık olduğunu söyleyen Çepni, zor bir coğrafyada yaşadıklarını, bunun ilacının da Çanakkale ruhu olduğunu belirtti. Osmanlı’nı her coğrafyasından gençlerin birlik ve beraberlik içinde vatan için mücadele ettiğini hatırlatan Çepni, atalarımıza çok şey borçlu olduğumuzu dile getirdi. Programı organize eden Sağlık Uyum Komisyonu Temsilcisi Cengiz Dönmez’e teşekkür eden Çepni, “Alkol ve madde bağımlılığı, sessiz sedasız büyüyen bir sıkıntımız. Tüm ülkeler bu sıkıntıyla mücadele etmeye çalışıyor. Bunun yanında son dönemde teknoloji bağımlılık da hızla arttı. Tüm bağımlılıklar insan olma özelliğimizi yitirmemize sebep faktörlerdir. Düşünemeyen insana da her türlü kötülüğü yaptırabiliyorsunuz. Bize sağlıklı nesiller lazım. Toplumun sağlıklı nesiller yetiştirebilmesi için sağlıklı ortamlara ihtiyaç var. İçimizdeki bu tehlikeye karşı daha duyarlı olmalıyız. Geleceğimiz olan gençlerin akılları başında, düşünceleri olan bireyler olması gerekir” dedi.

 

Daha sonra Moderatörlüğünü Rıdvan Yıldırım’ın yaptığı panel bölümünü geçildi. Programın düzenlenmesinde kendilerine destek veren Büyükşehir Belediyesi’ne ve Bursa Kent Konseyi’ne teşekkür eden Yıldırım, uzmanların alkol ve madde bağımlılığı konusunda önemli bilgiler vereceğini söyledi.

Programın ilk konuşmacısı olan Gazi Üniversitesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanlığı’ndan Prof. Dr. Zehra Arıkan, bağımlılık konusunun milattan önce 4000 senesine kadar dayandığını belirterek, bağımlılık yapıcı maddenin ne olduğu, bağımlılık çeşitleri, çevresel etkileri, maddenin bağımlılık etkisi konularında bilgi veren Zehra Arıkan, madde bağımlılığının özellikle gençleri etkilediğini, beyin başta olmak üzere tüm vücuda zarar verdiğini anlattı. Bağımlılığın sahte iyi oluş hali verdiğini belirten Arıkan, “Hastalarımızla konuştuğumuzda herkes ‘Kafam iyi olsun. Rahatlamak, neşelenmek istiyorum’ diyor. Kısa sürüyor ama sahte iyi oluş hali için kullanılıyor. Yapılan araştırmalarda, eğlence, merak, moda, özenti, arkadaş, stresle baş etme gibi durumlardan ötürü alkol ve madde kullanıldığı görülüyor. Bağımlılık sonucu beyinde oluşan bozukluğun tedavisi henüz yok. Hasta onunla yaşamak zorunda. Bağımlı olan kişideki bozukluk genleri de bozuyor. Bu genlerde nesillere aktarılıyor. Yani bağımlılık bu yüzden kimilerinde daha hızlı ortaya çıkıyor. Alkol bağımlılarının çocuklarında normale göre 4 kat fazla bağımlılık ortaya çıkıyor. Yapılan tüm çalışmalar madde ve alkol kullanıcılarının yüzde 75’inin yaklaşık 20 yaşına kadar tanıştığını gösteriyor. Bu yüzden 15-20 yaş arası bizim için önemli. Koruma önleme faaliyetlerini bu yaşlardan önce yapmalıyız. Ergenlik döneminden önce başlamalıyız” diye konuştu.

 

Gençlik ve Aile Destek Merkezi (GADEM) Sorumlusu Sosyolog Gökhan Öztürk, yerel yönetimlerin bağımlılık konusunda neler yaptığını anlattı. GADEM’in, Büyükşehir Belediyesi’nin açmış olduğu tamamen alkol ve madde bağımlılarına yönelik danışmanlık veren bir merkez olduğunu dile getiren Öztürk, madde bağımlısı kişilerin tıbbi tedavilerinin yanında psiko-sosyal destek sağlayarak kişisel ve sosyal gelişimlerini desteklediklerini, risk altındaki çocuk, genç ve yetişkinlere yönelik toplumsal bilinci arttırmaya çalıştıklarını kaydetti. 1076 mahalle muhtarı ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği halinde olduklarını aktaran Öztürk, 17 ilçeyle birlikte çalışmaları yürüttüklerini dile getirdi. Merkezlerinde eskiden madde kullanmış ama şuan iyileşme sürecinde olan iki kişinin de saha çalışanı olarak yer aldığını ifade eden Öztürk, böylelikle sıkıntıyı yaşayan birey ve aileleriyle daha rahat iletişim kurabildiklerini söyledi. Destek merkezinin işleyiş sürecini de anlatan Öztürk, Büyükşehir Belediyesi’nin sahip olduğu sportif ve sosyal tesisler, meslek edindirme kurslarının bu kişi ve ailelerine ücretsiz olarak sunulduğunu hatırlattı. Sadece Şubat ayında 1000 kişiye eğitim verdiklerini anlatan Öztürk, toplumsal bilincin oluşmasının önemli olduğunu belirtti.

 

Uludağ Üniversitesi’nden Uzm. Psikolog Gökhan Şahin, bağımlılığa yol açan maddeler, bağımlılık kavramı hakkında bilgi verdi. Bağımlılığın gelişmesinde 21 yaş ve öncesinin büyük önem sahip olduğunu belirten Şahin, bağımlılığın öncelikle keyif almak ve merak gibi sebeplerden başladığını, ancak başlama seviyesine dönebilmek için bile bağımlılığa ihtiyaç varmış hissinin devreye girdiğini belirtti. Bağımlıların son noktaya gelene kadar uzmana başvurmadığına dikkat çeken Şahin, “Krizden sonra ancak sıkıntının ortaya çıktığı görülüyor. İlk deneme kişiye keyif sağlıyor. Ama daha sonra başlangıçtaki haline dönebilmek için maddeyi arar hale geliyor. Maddeyi bulunca baştaki haline bile dönemiyor. Tamamen iyileşme olmasa da maddeye karşı kontrolünü sağlayabilirse normal hayatına devam edebilir. Madde kullanımında başka insanlarla kurulan sağlıklı sosyal bağlar çok önemli. Grup terapisinin bu yüzden etkisi fazla oluyor” dedi.

 

Yeşilay Bursa Şubesi yönetim kurulu üyesi Dr. Yaşar Dursun Ay ise, katılımcılara Yeşilay’ın tarihçesi, çalışmaları, bağımlılık çeşitlerini anlattı. Türkiye genelinde 500 farmatör eğiticiyle 20 bin uygulayıcı eğitici yetiştirildiğini, bunlarla da 20 milyon öğrenciye ulaşıldığını aktaran Ay, rehber öğretmenlere yönelik eğitim faaliyetlerinde de bulunduklarını söyledi. Asıl hedef kitlelerinin madde kullanmayan yüzde 95’lik kesim olduğunu, koruyucu hekimlik yaptıklarını belirten Ay, maddeye bulamamış insanalar ulaşarak onları koruma amacı taşıdıklarını dile getirdi. Bursa Yeşilay’ın faaliyetlerini de anlatan Ay, Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Programı hakkında bilgi verdi.

 

Amatem Sosyal Hizmetler Uzmanı Didem Demircan, Bursa Amatem hakkında bilgilendirme yaptı. Klinikte esrar, sentetik kannabinoidler, opiat, eroin, buprenorfin, kokain, ecstasy, amfetamin, benzodiazepin analizlerinin hastanın bilgisi ve onayıyla yapıldığını aktaran Demircan, hastanede 48 yatağın bulunduğunu, alkol yada maddeden arınma, ayıklığı sürdürebilme, sosyal yaşam becerilerinin geliştirilmesini amaçladıklarını anlattı. Samba programı hakkında da katılımcılara bilgi veren Demircan, aslında olayın AMATEM aşamasına gelmeden koruyucu önleyici faaliyetlerle işin başta çözülmesi gerektiğini dile getirdi.

 

Medikal Hastanesi’nden Psikolog Ebru Ermiş Ağdere, alkol madde bağımlılığı, aile ilişkisine etkileri, bağımlı bireyin ailenin diğer fertlerine etkisi, ergenlik döneminde bağımlılığa yönelten aile içindeki faktörler konularda bilgi verdi. Bağımlı bireyin bulunduğu ailelerdeki çocuklarda depresyon ve benzer sıkıntılar görülebildiğini, aynı zamanda evden kaçma, yalan söyleme, kavga etme, hırsızlık yapma gibi ciddi meselelere yol açacağını aktardı. Çocuk ihmali ve istismarlarının da yaygın faktörlerden olduğunu belirten Ağdere, “Yapılan araştırmalarda özellikle erkek çocuklar ile babaların alkol kullanma sıklıkları arasında önemli benzerlikler bulunmuştur. Bu tür çocuklarda yüzde 25 alkol bağımlılığı saptamışlardır. Aile içinde madde kullanımı olan çocuklarda madde kullanımı daha sıktır. Madde kullanımının olası belirtileri ise uyku ve uyuşukluk hali, ani ruhsal değişiklikler, geç saatlere kadar uyanık kalma, faaliyetler ve nerede olduğu hakkında gizlilik, yeni ve tuhaf arkadaşlar” diye konuştu.

 

 benzer haberler

Adet dönemi uzun ve sancılı geçiyorsa dikkat  

Adet dönemi uzun ve sancılı geçiyorsa dikkat

Dr. Bilgen Taneli’den yaşlanmayı geciktiren ipuçları  

Dr. Bilgen Taneli’den yaşlanmayı geciktiren ipuçları

Kanser tedavisinde başarı yüzdesi artıyor  

Kanser tedavisinde başarı yüzdesi artıyor