Bu Kategoridesiniz : 04 Ekim 2016 Salı 13:53

Kalbiniz risk sevmez!

Kalp ve damar hastalıkları, gerek dünyada gerekse ülkemizde hala en önemli sağlık problemlerinin başında geliyor. Çoğu hastalıkta olduğu gibi, kalp ve damar hastalıklarının da daha başından önlenmesi, kişiye pek çok şey kazandırıyor. Acıbadem Bursa Hastanesi Kardiyoloji Hekimi Dr. Ertuğrul Mehmetoğlu, kimlerin kalp ve damar hastalıkları açısından risk grubunda olduğunu ve risklerden kaçınmak için ne gibi önlemler alınabileceğini açıkladı.
Kalp ve damar hastalıklarından korunmanın en etkili yolunun; hastalığa yol açan yaşam tarzında ve çevresel faktörlerde değişiklik yapılması olduğunu dile getiren Dr. Ertuğrul Mehmetoğlu, yüksek risk altındaki kişilerin belirlenerek, bu kişilere özel önlemler alınması gerektiğinin altını çiziyor. Dr. Ertuğrul Mehmetoğlu, riski artıran ve bilimsel olarak kanıtlanmış majör faktörleri ise, şöyle maddeliyor:

– Yaş (erkeklerde 45 yaş ve üzeri, kadınlarda menopoz sonrası, 55 yaş ve üzeri)
– Ailede kalp hastalığı bulunması, (birinci derece akrabalarda erkekte 55 yaş, kadında 65 yaş öncesi kalp ve damar hastalığı)
– Sigara içmek
– Tansiyon yüksekliği (kan basıncının 140/90 mm Hg ve üzerinde olması)
– Kolesterol değerlerinin yüksekliği
– HDL kolesterolün düşüklüğü (40 mg/dl’nin altı)
– Şeker hastalığı (diyabet saptananlarda kalp ve damar hastalığının var olduğu kabul edildiğinden ayrıca değerlendirmeye alınıyor)

Obezite ve yanlış beslenme tetikliyor

Bu risk faktörlerin yanı sıra bazı diğer etkenler de kişinin maruz kaldığı riski artırıyor. Bunları aşırı şişmanlık, hareketsizlik, kötü beslenme, sosyal ve psikolojik faktörler gibi nedenler olarak açıklayan Dr. Ertuğrul Mehmetoğlu, henüz tam olarak ne kadar ve ne şekilde etkili olduğu bilinmemekle birlikte lipoprotein, homosistein ve CRP yüksekliğinin de göz önüne alındığını söylüyor.

Sigaranın azaltılması değil; bırakılması gerekiyor

Sigara içmek, kalp ve damar hastalığına bağlı ölümlerin yaklaşık üçte birine neden oluyor. Sigaranın neden olduğu bu riskin ortadan kaldırılabilmesi için sigaranın azaltılması değil tamamen bırakılması gerekiyor. Kalp ve damar hastalıklarının tetiklenmesinde sigaranın yanı sıra, kolesterol yüksekliği, tansiyon yüksekliği ve diyabet, riskin katlanarak artmasına yol açıyor. Bunlar içerisinde özellikle yüksek tansiyona dikkat çeken Dr. Ertuğrul Mehmetoğlu, sigara alışkanlığının yalnızca kalp ve damar hastalıklarına değil, inme, kalp ve böbrek yetersizliği gibi başka önemli sağlık sorunlarına da sebep olabileceğini söylüyor. Yetişkinlerde her yaş grubu için 130/85 ve üstünün yüksek tansiyon olarak kabul edildiğini belirten Dr. Ertuğrul Mehmetoğlu, “Yüksek değerlerin normale getirilmesi, riski etkili bir şekilde düşürür. Burada da ilaç türü, ilaç dışı tedavi ve diyet seçimi kişiye özgü olarak uygulanmalı” diyor.

Şeker hastaları daha riskli

Şeker hastalığının da kalp ve damar hastalıkları açısından özel bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Dr. Ertuğrul Mehmetoğlu, şeker hastalığı olanlarda kalp ve damar hastalıkları saptanmasa bile, mevcut olduğu var sayımı ile hareket edilmesi gerektiğine değiniyor: “Bu doğrultuda riski azaltmak için açlık ve tokluk kan şekeri ile kan şekerinin geçmişe dönük ortalama değerlerinin normal sınırlarda olmasına özen gösterilmeli.”

Özetle sebebi ne olursa olsun temel hedef; bütün risk gruplarında sağlıklı yaşam alışkanlıklarını kazandırmak ve yaşam tarzının kalıcı olarak değiştirilmesini sağlamak. Risk faktörlerinin tümünün, bireye özgü bir şekilde ele alınarak düzeltilmesi de başka bir önemli noktayı oluşturuyor.
Sol kolda ağrı ve yorgunluk görülüyor

Kalp ve damar hastalıklarında, sağlıklı yaşam kurallarına dikkat etmediğiniz sürece ilk karşılaşacağınız risk ‘koroner arter hastalığı’. Dr. Ertuğrul Mehmetoğlu, bu hastalıkta daralmış olan koroner arterlerden kalp kasına gelen kan miktarın azaldığını söyleyerek kişideki yansımalarını sayıyor: “Yorgunluk, göğüste gerginlik, bası hissi, yanma, genellikle sol kola vuran ağrı, çeneye doğru yayılan ağrı şeklinde şikâyetler, azalmış olan kan akımının göstergeleridir. Egzersiz ve stres gibi kalbin kan ihtiyacını artıran durumlar bu şikâyetleri başlatabilir ve genellikle dinlenildiğinde geçer.”

Uzun süre devam eden göğüs ağrısına dikkat!

Kalp krizi tıp dilinde ‘Miyokard Enfarktüsü’ olarak adlandırılıyor. Eğer koroner arter aniden tıkanır ise, kalbin o bölgesine kan akımı tamamen kesiliyor. Bu durumda bir miktar kalp kası kalıcı olarak zarara uğruyor. Bu durum çoğunlukla geçmeyip uzun süre devam eden göğüs ağrısı ile birlikte oluyor. Enfarktüste hasarlanan kalp kası, ‘skar dokusu’ adı verilen ve kasılma kabiliyeti olmayan bir doku şeklinde iyileşiyor. Eğer ‘skar dokusu’ küçük ise iyileşme çabuk oluyor; geniş ise kalbin kanı pompalama kabiliyeti olumsuz etkileniyor, kalbin çalışma gücü azalıyor.

 

 benzer haberler

Adet dönemi uzun ve sancılı geçiyorsa dikkat  

Adet dönemi uzun ve sancılı geçiyorsa dikkat

Dr. Bilgen Taneli’den yaşlanmayı geciktiren ipuçları  

Dr. Bilgen Taneli’den yaşlanmayı geciktiren ipuçları

Kanser tedavisinde başarı yüzdesi artıyor  

Kanser tedavisinde başarı yüzdesi artıyor