Bu Kategoridesiniz : 01 Eylül 2016 Perşembe 20:38

Karabıyık: Üniversitelerde cadı avı başlatıldı

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Prof. Dr. Lale Karabıyık 15 Temmuz darbe girişiminden sonra akademisyenlerin yaşadığı sıkıntıları ve üniversitelerdeki sorunlara ilişkin TBMM’de bir basın toplantısı düzenledi. Karabıyık “Burada kullandığım ifadelerden tabii ki tüm üniversiteleri suçluyor değilim, ancak son dönemlerde bu tür uygulamaların bulunduğu üniversitelerin de olduğunu belirtmek isterim” diye söze başladı. CHP’li Karabıyık basın toplantısında yaşanan sıkıntıları sıralayarak, 15 Temmuz darbe girişiminin fırsat bilindiğini ve üniversitelerde cadı avı başlatıldığını kaydetti.

BİZ HEP ÜNİVERSİTELERİN ÖZERK OLMASINI SAVUNDUK

CHP’li Karabıyık basın toplantısında şunları söyledi:

“Bir ülkede eğitim ne kadar siyasetten uzak, ne kadar bilimsel etiğe göre, ne kadar öğrenci merkezli, ne kadar çağdaş, ne kadar araştırma geliştirme ve eğitim çıtasını yükseltme hedefiyle yapılırsa, o ülke de o kadar kalkınır. Eğitim sistemi öğrencisiyle, öğretmen ve akademisyenleriyle, eğitim kurumlarıyla bir bütündür. Her zaman üniversitelerin özerk olmasını savunduk.  Her zaman liyakate göre kamuda yerleştirme yapılmasını savunduk. Geçtiğimiz süreçte de ne kadar haklı çıktığımızı gördük.

ÜNİVERSİTELER SİYASETİN GÖLGESİNDE KALDI

Ben bugünkü basın açıklamamda özellikle üniversitelere değinmek istiyorum; Üniversiteler öğrenci yetiştirmek ve araştırma yapmak için kurulmuş kurumlardır. Ana hedef öğrenciyi en iyi şekilde hayata ve iş dünyasına hazırlamak, her geçen gün bir öncekine göre eğitim çıtasını yükseltmektir. Siyasetin gölgesinde olmaması gereken üniversitelerin gerek kadro oluşumlarında, gerek bazı sınavlarda, atamalarda ve darbe girişimi sonrasındaki süreçte dahi zaman zaman siyasetin, çıkarların ve eski hesaplaşmaların gölgesinde kaldığını görüyoruz.

YENİ REKTÖRLERDEN KİNDAR TUTUM

Şu tespitlerimi de sizlerle paylaşmak isterim: Bazı üniversitelerimizde geçirilen Rektör seçimleri sonrasında atanan rektörler, kendilerini desteklemeyen ya da karşı aday çıkaran öğretim elemanlarına karşı kindar tutum sergilemişler ve kadro ihtiyaçlarını ellerinde kadro olduğu halde karşılamamış, üniversitede adil davranmamış hatta randevu taleplerine bile olumsuz yanıt vermişlerdir.

HAKLARINI KÖTÜYE KULLANIYORLAR

Kendileri göreve geldikten sonra önceki rektör ile çalışan idari personelde tabi ki değişiklik yapma ve kendilerine kadro oluşturma hakları vardır. Ancak bu haklarını kötüye kullanan rektörler olmuştur. Çok sayıda idari personeli hiç liyakate ve önceki yıllarda yaptıkları hizmet ve başarılara bakmadan, kendi vasıfları ve görev unvanlarının çok altında görevlere verdiler. Çok sayıda daire başkanını cezalandırma olarak göstererek en uzak ilçelere gönderdiler. Oysa en ücra ilçelerdeki her bölüm ve Meslek Yüksel Okulu eğitimin bir parçasıdır. Oralar zaten asla cezalandırma yeri olarak gösterilemez. Bir anlamda Tenzil-i Rütbe yaptılar. Onların Üniversitelerde boşalan kadrolarına ise görev unvanı yeterli olmadığı için vekâleten ya da işi bilmeyen kişileri liyakata bakmaksızın atadılar. Bu kişiler dava açtılar, yürütmeyi durdurma çıktı, bir gün kararı uygulayıp ertesi gün daha fazla görev unvanı altındaki yerlere gönderdiler. Diğer taraftan bazı üniversite idareleri sınırlı sayıda Akademisyen ile yönetiliyor. Çok sayıda akademisyen farklı idari görevlerde vasıflarına göre görev almalıyken, Rektörler kendisinin oluşturduğu dar bir halkada az sayıda kişi ile tüm görevleri yürütmeye çalışıyor. Başka kişilere görev vermemek için aynı kişinin üzerinde 3-5 idari görev ve yetki bulunan örnekler var üniversitelerde. Hatta yeterli unvana sahip öğretim elemanı olmadığından değil, sadece kendilerine yakın olduğu için hem rektör yardımcısı, hem fakülte dekanlığı ve meslek yüksekokulu müdürlüğü görevlerini uzun süredir vekâleten yürüten üniversiteler de var. Üniversitelerin resmi web sayfalarında da bu durum görülebilir.

ÜNİVERSİTELERDE CADI AVI

Tüm bunların ardından 15 Temmuz Darbe girişimi sonrası kamu ve üniversite çalışanlarına yönelik açığa alma ya da görevine son verme süreci başlatılmıştır. 15 Temmuz darbe girişimine adı karışan destek veren tüm kamu çalışanlarının gerekli cezaya çarptırılması gerekmektedir. Bu görüşümüz partimiz tarafından defalarca ifade edilmiştir.  Ancak, 15 Temmuz Darbe girişimini fırsat bilerek olaylara karışmayan kamu çalışanları açığa alınmış hatta tutuklanmış, özellikle üniversitelerde resmen bir cadı avı başlatılmıştır. Birçok üniversitede rektör seçimlerinde mevcut siyasi iktidara muhalif olan kişilerin neredeyse tamamı açığa alınmıştır. Fetullahçı Terör Örgütü ile hiçbir ilişkisi olmayan bazı çalışanlar siyasi çekişmeler neticesinde, görevini kötüye kullanan amirler tarafından açığa alınmıştır.”

Karabıyık; ”Üniversitelerde listeleri yapanlar ne kadar adil davranıyor? Onların paralel yapı ile olan ilgisi ölçülüyor mu? Değerlendirme Komisyonu nasıl çalışıyor? Değerlendirme komisyonundaki kişilerin yapıları nasıl ” diye sordu.

HUKUKSUZ UYGULAMALARA İMZA ATANLAR

“Suçluların cezalandırılması ne kadar gerekli ise suçsuz insanların korunması da o kadar gerekli ve demokrasinin gereğidir” diyen Karabıyık, ”Demokrasi tüm bireyler için gerekli ve vazgeçilmezdir.  Bütün bireyler hukuk kuralları içerisinde yargılanmalı ve gerektiğinde cezaya çarptırılmalıdır. Darbe girişimini fırsat bilerek suçsuz insanlara yönelik hukuksuz uygulamalara imza atanlarda hukuk önünde hesap vermelidir. Hiç kimse ya da kurum yetkilerini kötüye kullanmamalıdır.Bu nedenle yaşanan sorunların mecliste araştırılması ve soruların yanıtlanması gerekir” ifadelerini kullandı.

 benzer haberler

Edebali’ye tam destek  

Edebali’ye tam destek

Kırsal kalkınmaya tam not  

Kırsal kalkınmaya tam not

‘İstifa da ahlaklı bürokrasinin bir parçasıdır’  

‘İstifa da ahlaklı bürokrasinin bir parçasıdır’