Bu Kategoridesiniz : 06 Ekim 2016 Perşembe 14:43

Latife Tekin’le “Edebi Kazılar”

latife-tekin-1

Nilüfer Belediyesi’nin uzun soluklu hizmetlerinden olan “Edebi Kazılar” başlıklı söyleşilerin son durağı edebiyatın usta ismi Latife Tekin oldu. Nilüfer Belediyesi Akkılıç Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen söyleşiye büyük ilgi vardı.

Şair ve Eleştirmen Ayşegül Tözeren’in moderatörlüğünde okurlarıyla buluşan edebiyatın usta kalemi Latife Tekin, yaklaşık iki saat süren söyleşisinde yazarlık serüveninden önemli ayrıntıları aktardı. “Sevgili Arsız Ölüm” romanıyla çok genç yaşta önemli bir okur kitlesine ulaştığını belirten ünlü yazar, “Aslında dil genç yaşlarda şekillenir. Bir edebiyatçı 20’li, 30’lu yaşlarında kendi dilini kurmuş olmalıdır. Sevgili Arsız Ölüm’ü yazdığımda o kadar gençtim ki! Gövdemden adeta bir ateş geçti ve bu kitabı o ateşle yazdım. Kitap okurunu ya mutlu etti, ya mutsuz… Ortası yoktu” dedi. Yazar, Sevgili Arsız Ölüm’ü ilk yazdığında pek çok kez ezbere okuduğunu ve çok ağladığını belirtti. Tekin, “Cami avlusuna bırakılan kitaplardı Sevgili Arsız Ölüm ve Berci Kristin Çöp Masalları. Sahiplenilmelerini istedim ve öyle oldular” dedi.

SANATÇININ İKTİDARLA BİR DERDİ OLMALI

Yazar Latife Tekin, yoksulların ve işçilerin hak mücadelesinde karşılaştıkları zorluklardan da örnek verdi. Yoksullukla mücadelenin aslında bu kavramı ortadan kaldırmak anlamına da geldiğinin altını çizen, buradaki ironiye dikkat çeken Latife Tekin, hem bir kadın hem de bir yoksul olarak yazdığını anlattı. Tekin, “Yoksullar ne yazık ki roman kahramanı olamıyor. Yoksulluğa iniliyor, zenginliğe ise çıkılıyor. Göçle gelen bir ailede büyüdüm. Evde farklı bir dil, kentte farklı bir dil vardı. Bizi kente getirdiler ama periler gibi görünmez olmamızı istiyorlardı. Ben, evdeki dilimle yazacağım, onların diliyle yazmayacağım dedim” ifadelerini kullandı.

Sosyalizm düşüyle büyümüş, şanslı bir kuşak olduklarını söyleyen Latife Tekin, bütün sanatçıların iktidarla derdinin olması gerektiğini de vurguladı.

Büyük ilgi gören, okurların sorularıyla da zenginleşen söyleşide, kentle kavgasının ardından her şeyi geride bırakmak istediğini anlatan yazar, 90’lı yılların sonunda Bodrum’a yerleştiğini ve Gümüşlük Akademisi Sanat, Kültür, Ekoloji ve Bilimsel Araştırmalar Merkezi Vakfı’nı kurduklarını belirtti. Burada hem sanatla, hem de doğayla iç içe bir yaşam sürdürdüğünü belirten Latife Tekin’e söyleşisinin ardından Nilüfer Belediyesi Kütüphane Müdürü Şafak Pala teşekkür ederek çiçek sundu.

 

 

 benzer haberler

Çağrışan’da bağ bozumu  

Çağrışan’da bağ bozumu

Bursa’da kurtuluş coşkusu  

Bursa’da kurtuluş coşkusu

13 okul ve 3 atölyeye yıkım kararı  

13 okul ve 3 atölyeye yıkım kararı