Bu Kategoridesiniz : / / 18 Mayıs 2016 Çarşamba 09:19

Bir ‘heykel’ hikayesi

Önceleri çift yönlüydü trafik Cumhuriyet Caddesi’nde. Sonra tek yönlü oldu. Atatürk Caddesi’nde batıdan doğuya, Cumhuriyet Caddesi’nde doğudan batıya yol aldı araçlar.

Birkaç yıl önce de ‘İstiklal Caddesi’ örnek alınarak, Cumhuriyet Caddesi araçlara kapatıldı, yayalara adeta hediye edildi. Kısa zamanda da ‘nostaljik tramvay’ bu caddede seferlere başladı.

h1

Caddenin sağlı sollu her iki kenarındaki yapılar iyileştirildi, güzel bir ritim yakalandı, hedefe erişiliyor sanıldı. Ancak geçen zaman içinde cadde esnafında beklenen hareket olmadı, direkt söylemek gerekirse, konsept değişmedi. Yani klasik alışveriş mekanı olarak kaldı. Üstelik dediklerine göre, esnafın işleri de eskisi gibi parlak değilmiş. Caddenin doğu girişi ise hareketli, fast-food cenneti sanki. Bir de Pirinç Han var, o da yükünü olabildiğince alıyor.

h2

İşte bu caddenin, yani Bursa’nın İstiklali’nin Zafer Meydanı girişine kent estetiğine katkı amacıyla bir heykel konuldu. Adı, ‘Şemsiyeli Kız’ bu heykelin. Hemen arkasında tramvay rayları ve tramvay. İlk zamanlarda amaca uygun nostaljik tramvay sefer yapardı, ancak Meydancık’taki depoya çekildi; yenisinde ise tramvay estetiği bile yok. Bir de… Cadde girişindeki konteynırlar… Sanki başka yer yokmuş gibi… Kent estetiği adına heykel koy, dibine de çöp konteynırı…

h3

Bir gün… Şemsiyesini kırdılar heykel kızın. Neyse, yaz mevsimiydi, yağmur yağmadı da ıslanmadı (!) Sonra aldılar heykeli yerinden, bir süre sonra getirip diktiler yine aynı yere, elinde şemsiyesiyle. Çöp konteynırları yine orada, onlara kimse dokunmuyor! Kent estetiğine zorunlu katkı (!)

h4

Bir başka gün… O da ne… Şemsiyeli Kız yerinde yok. Kim çaldı, kim götürdü, bilen yok. Bilgi veren de yok. Çöp konteynırları yerinde, heykel de olmayınca estetik zirve yapmış!

h5

Epey zaman geçti, belki de unutuldu Şemsiyeli Kız… Derken, bir de baktık ki geri dönmüş, aynı yerinde, yine şemsiyesi elinde, ancak biraz farklı… Daha önce yeşildi heykel, bu kez bronz. Rus turistler gelmeyince, bizim Şemsiyeli Kız kısa bir tatil yaptı, Antalya sahillerine uzandı, ‘bronzlaşıp’ geldi diye düşünmedik değil. Kent estetiği açısından önemli bir eser bu heykel. Haa evet… Çöp konteynırları yine orada… Biri yapar, biri bozar derler…

Aslında aklımıza ilk gelen, Şemsiyeli Kız heykelinin başına bir şey geldiğiydi. Nilüfer’deki Adem ile Havva heykeli, erotik  olduğu iddiasıyla bazı çevrelerin tepkisini çekerken, ‘kadın’ olduğu için Şemsiyeli Kız heykelinin de ‘kaçırıldığı’ gelmedi değil aklımıza. Adem ile Havva heykelinde erotizm  kokusunu nasıl aldılarsa artık, bu heykelin başına bir şey gelmiş olabilirdi. Şemsiyeli Kız’ın başına kötü bir şey gelmiş olamazdı yine de… Çünkü, ayağında botları, üstünde pardesüsü, elinde şemsiyesiyle diğer tasarımdaki Havva’ya hiç benzemiyordu.

Bir yandan estetik olsun diye heykel dikeceksin, öte yandan estetik bozulsun diye 5-6 metre yakınına çöp konteynırlarını yığacaksın. Birilri çıkıp, çöplük içinde heykel olmaz diye düşünmüyor nedense. Konteynırları oradan kaldırmak neden kimsenin aklına gelmez. Fotoğraf karelerinin  değişmez aktörü bu konteynırlar. Kent estetiğine verdikleri katkı (!) ise ortada. Anlayana…   (  İsmail Akgül  )

 benzer haberler

Mütareke kutlamalarına Edip Akbayram ile görkemli final  

Mütareke kutlamalarına Edip Akbayram ile görkemli final

Bursa’da 2 bin kişi iyilik için koştu  

Bursa’da 2 bin kişi iyilik için koştu

Bir tebessüm için…  

Bir tebessüm için…